Bu site ruh sağlığı alanında insanlarımızı bilgilendirmek, eğitmek ve yardımcı olmak amacı ile hazırlanmıştır. Bu sitede size verilen bilgiler sizi tedavi amacına yönelik değildir. Bir sorununuz varsa öncelikle ruh sağlığı alanında çalışan yetkin bir kişiye başvurmanızı öneririz.
Uz. Dr. Tahir Özakkaş
Psikiyatrist-Psikohipnoterapist

Psikoterapi, Psikolojik sorunlar, Psikolog, Hipnoterapi

Psikoterapi, Psikolojik sorunlar, Psikolog, Hipnoterapi

Anasayfa arrow Makale arrow Şizoid Kendilik Bozukluğu Tanım
Şizoid Kendilik Bozukluğu Tanım Yazdır E-posta
Yazı Index
Şizoid Kendilik Bozukluğu Tanım
Sayfa 2
Sayfa 3
Sayfa 4
Sayfa 5
Sayfa 6
Sayfa 7
Sayfa 8
Sayfa 9
Sayfa 10

    SAHTE- NARSİSİSTİK YIĞIN BOZUKLUĞU.

    Bay B.  işyerinde takdir edilmeme ve beklediği doyurucu ikramiyeyi alamaması üzerine en yakın amiri ile tartışması temel şikayeti olarak otuz beş yaşında tedaviye başladı.  Başlangıçtaki seansları, patronların ve kişisel hayatında tanıştığı kadının onu anlamadığı nakarat şeklinde tekrarlayan şikayetlerden oluşuyordu.  İş geçmişinin istikrarlı olmasına ve şu anki işine on yıldır devam ediyor olmasına rağmen kişisel hayatının hikayesi çok fazla değişkendi.

Kadınlarla olan ilişkisi, bir sebep bulup onlarla görüşmeyi kesene kadar, kısa ve öz müddetliydi.  En uzun ilişkisi, 22 yaşındaki, bir yıl kadar sürmüştü.  Cinsel açıdan samimi olduğu tek ilişkisi de buydu.  Açıklamasına göre; o zamandan itibaren cinsel ihtiyaçlarını narsisitik mastürbasyon  aracılığı ile tatmin edebiliyordu.  Bununla kastettiği ayna karşısında anal tahrikle mastürbasyon  yapmaktır.

Baştaki seanslarında, kimsenin onu tekdir etmemesi hakkındaki duygusunu rahatsızlık ve gücenmişlik ile anlatıyordu.  Yeteneklerinin kabul edilmediğini ve kıymetinin bilinmediğini belirtiyordu.  Gerçekten de birlikte çalıştığı kişilerden ve birlikte olduğu kadınlardan üstündü.  Diğerleri onun üstünlüğünü fark etmedikleri zaman, garip bir şekilde görünmez hissediyordu.  Bazen bu hisler hızla, kısa dehşet bölümlerine, yükseliyordu.  Bunların “bir çeşit panik atak” olduğunu tahmin ediyordu. İş yerinde hak ettiğini düşündüğü ofisin tarzından, hayatının her alanındaki insanların verdikleri karşılıklara kadar, ihtiyaçlarını yaygın bir yetkilendirme hissi ile vurguladı.  Benim varsayımıma göre (hasta tarafından belirtilmedi) hayatındaki herkesin onun hissettiği gibi hissetmesini ve onun düşündüğü gibi düşünmesi gerektiğini hissediyordu.

Başta sunulan resim, kendiliğin narsisitik bozukluğunu önerirdi – esasında üstünlük, yetkinlik, özel olduğu hissi, ve tek-fikirli olma (füzyon veya birleştirme)  ihtiyacı gibi bütün kriterlere uyan, oldukça karakteristik bir teşhirci narsisistik kişilik bozukluğu. Ancak Bay. B’nin birincil  paranoid durumu ya da şizoid bozukluğu olduğunu varsaymama yönelten bazı özellikleri ve çok sayıda beyanlarının niteliği  vardı.

Çalışma hayatı geçmişinin istikrarlı olmasına ve işini yetenekli ve becerikli olarak icra etse de, yalnızken en iyi şekilde çalışıyordu ve ikramiyeler aracılığı ile övülmeyi kabul ederdi.  Sözel iltifatlar ve övgülerden çok,  somut ödüller daha fazla şey ifade ediyordu.  İyi çalıştığını kendi de biliyordu ve bunu kimsenin ona söylemesine ihtiyacı yoktu.  Somut ödüllerini (maaş ve ikramiyeler) kullanış şekli gösterişçilikten uzaktı.Evini kendi titiz zevklerine ve ihtiyaçlarına göre dekore etmişti ve bunu başkalarına hava atmada çok az kullanmaya ihtiyaç duyuyordu.  Çıktığı kadınları çok nadiren evine getirirdi çünkü onların bir tür eğreti tavırla, evini “ berbat edip” rahatsız edeceğini düşünürdü.

Kişiler arası hayatını daha fazla anlattıkça, kulağa daha fazla dengesiz gelmeye başladı.  Güvenlik ta da tedbirden yoksunlukla bağdaşmış bir derece nesne mesafelendirme vardı.  Şu nokta zamanla netleşti; İnsanları, onlardan üstün olduğuna inandığı için engellemiyordu, fakat, başkaları tarafından yönetilme ve kontrol edilme korkusuyla, insanları engellemek için onlardan üstün olduğunu hissediyordu.  Bay B’nin üstünlük hissi ya da narsisizmi, narsisitik hedefleri sürdürürken yararlanmak için değildi.  Güvenliğini sürdürmekti.

O durumun doğasında (üstünlük ve özel olma) olandan dolayı diğerlerinden üstte olmak arzu edilmiyordu, fakat ayrı olabilmenin basit bir yolu da buydu.    Yaşamının daha genel incelenmesi, emniyetli mesafeyi koyabilmek için geri çekilmeyi de  (görünmez hissetmek)  eşit derecede istifade ettiği, ve hatta diğerlerinden aşağı (“bazen insanlıktan çıkmış hissediyorum”)  hissettiği  ortaya çıktı.

            Hastanın narsisistik mastürbasyonu, kendi kendine yetebilme kabiliyetinin göze çarpan bir örneğiydi.  Bu eyleme eşlik eden zihinsel imaj (fantezi), en son günlerde beraber olduğu kadın tarafından izlenmekti.  Bu fantezi ile özdeşleşmiş duygu tınısı, kadının ona hayran olması değildi, fakat ona bağlı olma duygusuydu.  Benzer bir biçimde, kadınlarla görüşmekten ziyade, onlarla telefonda konuşmayı tercih ediyordu.  Başlarda, bu panik atakları için ilaç isteminde bulunsa da, sonra ortaya çıktığı üzere, bu ataklar spontane değil de ilaç-duyarlı panik ataklardı.  Presipitan (çöktürücü madde) diğerlerine karşı görünmez hissinin sabitliğiydi.  Bu, “ bir korku filmindeki” zombi ya da yaşayan ölü hissetmesini tanımlayan, kozmik yalnızlığının tetikleyicisiydi.  Özetlendirilmiş tedavi süresi boyunca, hiç anksiyete ayağı geçirmedi; bunun sebebini de şöyle açıklıyordu;” size bağlı olduğumdan, dünyaya da bağlıyım… yalnız değilim…”

Bu hasta, narsisistik olmaktan ziyade, şizoid hastanın en özlü özelliklerini göstermekteydi, ve hatta onunki göreceli olarak ağır bir şizoid bozukluktu.  Şizoidin yegane nesne ilişkileri birimlerine göre iç dünyasında hareket etti ve temel, dinamik işletim paradigması şizoid ikilemdi.

Sahte-borderline yığını – yalnızlık, gerileme ve benlik yitimi – ,nesne ilişkileri dünyasından kopacaklarına dair daha fazla gözü korkan ve daha aktif geri çekilen şizoid hastaların belli bir bölümünü işaret eder.  Bir çokları tarafından borderline bozukluk olarak tanımlanan bu özellikler, şizoid hasta için çok farklı bir işleve sahiptir.  Benlik yitimi ile özdeşleşmiş (güvenli olmasına rağmen) kopuk hisler tarafından üretilen; yalnızlık tarafından meydana çıkan özlem aracılığı ya da acizlik ve gerile ile üretilen muhafız aracılığı ile ya da iletişim kurmanın zıvanadan çıkmış ihtiyacı aracılığıyla, nesneye yakınlığı korumanın nihai işlevidir.

Benliğin şizoid bozukluğu olan bireylerde, bu özellikler, diğerlerinden ayrı (özellikle, aşağı) durmanın başka bir yöntemi olarak yansıtılır.  Şizoid hasta, kendi kendine kabul ettirdiği soyutlama (yalnızlık), ya da yabancılaşmadan dolayı (benlik yitimi)  onlara katılma hakkı olmadığı gerekçesiyle,  diğerlerine katılma konusundaki gönülsüzlüğünü anlar.

Sahte-borderline hasta, bir canavar ya da bir korkak gibi hissetmenin benlik temsiline sahiptir.  Borderline hastanın kötülük deneyiminden farklıdır.  Şizoid hastalar kötüdür çünkü farklı, garip ve diğerlerinden ayrıktırlar, ve sevgiyi tecrübe etmekte kabiliyetsizlerdir.  Borderline hastalar kötüdür çünkü suçlu, yetersiz, başarısız, musibet ya da önemsizdirler ve sevgiyi hak etmezler.

            Özellikle savunma mesafeleri olan bir borderline bozukluktan, bir şizoid bozukluğu ayırt etmeye çalışırken, bu açıklamalar klinik açıdan bulanık olabilir.  Bu ayırdıma bazı kavramlar yardımcı olur.  Borderline hastanın kötü kendiliği, kendini gerçekleştirme çabalarının terk edilme ya da ret edilme tecrübesine dayalıdır.  Şizoid hastadaki kötü kendilik, kişilerarası ve sosyal talep ve beklentileri barındırma ihtiyacına eşlik eden korku ve dehşet ile ilintili, farklı hissetmeye dayalıdır.

 


 
< Önceki   Sonraki >