Bu site ruh sağlığı alanında insanlarımızı bilgilendirmek, eğitmek ve yardımcı olmak amacı ile hazırlanmıştır. Bu sitede size verilen bilgiler sizi tedavi amacına yönelik değildir. Bir sorununuz varsa öncelikle ruh sağlığı alanında çalışan yetkin bir kişiye başvurmanızı öneririz.
Uz. Dr. Tahir Özakkaş
Psikiyatrist-Psikohipnoterapist

Psikoterapi, Psikolojik sorunlar, Psikolog, Hipnoterapi

Psikoterapi, Psikolojik sorunlar, Psikolog, Hipnoterapi

Anasayfa arrow Yayınlar
Yayınlar
İçpsişik Yapılar Yazdır E-posta

 

  • Ralph Klein, M.D.
  • Tercüme: Psikoterapi Enstitüsü Çalışanlar 
  • Not: İzinsiz alıntı yapılamaz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

       Şizoid hastanın iç psişik yapısını incelemek, şizoidliğin öz doğasını, kalbini incelemektir.           

      Belirli şizoid paradigması nedir?  Diğer bir deyişle, şizoid nasıl durumları tecrübeliyor ki bağlanmanın işleyen bir modeline dönüşebilsin?  Bağlanmamanın anksiyetelerini ve korkularını engellemeye çalışırken, bağlanmanın faydalarını kazanmak için şizoidin ne tür bir anlaşmayla uzlaşması gerekir?           

      Bu soruların cevapları hastaları dinlemekten geçer.  Bilimsel kaçamak noktaları çok fazla ve aşikardır. Birisi ne kadar çok hasta dinleyebilirse, bununla birlikte, cevaplar da o kadar çok kesin ve uygulanabilir hale gelir.

Devamını oku...
 
Şizoid Kendilik Bozukluğu GELİŞİMSEL TEORİ Yazdır E-posta
Ralph Klein, M.D.

Tercüme: Psikoterapi Enstitüsü Çalışanları
Not: İzinsiz alıntı yapılamaz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
  1.  Gelişimsel teori konusunu ve onun şizoid kendilik bozukluğu teşhisine ve anlayışına uygulanmasını değerlendirirken, ele alınması gereken birkaç soru vardır.   Gelişimsel teoriye ne kadar önem vermek gereklidir?  Gelişimsel teori anlayışının, hastanın fiili klinik tedavisinde ne kadar önemi vardır?    Tedavi konusunun aciliyetinin ele alınmasına çok az ihtiyacı olan bireyler mi gelişimsel teori hakkında tartışıyorlardır?
Devamını oku...
 
Şizoid Kendilik Bozukluğu Tanım Yazdır E-posta

 

Ralph Klein, M.D.

Tercüme: Psikoterapi Enstitüsü Çalışanları

Not: İzinsiz alıntı yapılamaz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

 

Yüzyılın başından kısa bir süre sonra, şizoid kişilik bozukluğu, bir ya da diğer biçimde,  farklı bir klinik sendrom olarak  tanındı.  Şizoid kişilerin tanımı ilk önce, şizofrenilerin yakın akrabası olarak gözüken, psikoz olmayan fakat garip ve çoğunlukla soyutlanmış bireyleri ima etmekteydi.  Sonraları, nesne ilişkileri kuramcılarının çalışmalarıyla, kavram gelişti ve oldukça belirgin şekilde dış dünyadan ziyade kendi iç dünyalarına yöneltme  eğilimi sergileyen hastalar üzerinde dikkatlerini yoğunlaştırdılar. Bu hastalar çoğunlukla, yoğun bir vazgeçme ve içe kapanıklık sergiliyorlardı.  İnsan ilişkilerinde genel bir engelleme söz konusuydu.  Onlar, nasılsa, şizofrenik hastalarla karıştırılmıyorlardı; ancak, bütün insanlarda bulunabilen eğilim ve faktörlerin, çarpıtmalarını ve patolojik ayrıntılarını sergiliyorlardı. Yakın geçmişte, şizoid kişiliği; kişiler arası ilişkilerdeki sosyal aldırmazlık ve sosyal endişenin klinik özelliklerine odaklanan, oldukça sınırlı bir sendrom olarak, DSM III’ de, DSM’nin gözden geçirilmiş üçüncü versiyonunda (DSM- III- R) ve DSM- IV’te tasvir edilmiştir.   Şizoid kişilik bozukluğunun komple tanımlayıcı açıklaması, tüm bu açıklamaları içerirdi ve yine de bütün bunların bir araya getirilmesi; şizoid patoloji olgusunu doğrulamaya yetmezdi.

          

Devamını oku...
 
Şizoid Kendilik Bozukluğu Giriş Yazdır E-posta

 Ralph Klein

Tercüme: Psikoterapi Enstitüsü Çalışanları

Not: İzinsiz alıntı yapılamaz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Şizoid kişilik bozukluğunun (buradan ileride şizoid kendilik bozukluğu olarak belirtilecektir) daha belirgin tanısı ve dinamik şizoid kavramının evrimi, akla bir takım sorular getirir:

 

Devamını oku...
 
Bütüncül Psikoterapiye Giriş Yazdır E-posta

Not: Aşağıdaki metin Kenneth R. Evans ve Maria C. Gilbert'in Bütüncül Psikoterapiye Giriş Kitabından Tercüme edilmiştir.
Tercüme: Psikoterapi Enstitüsü Çalışanları

 Bütüncül bir ilişkisel psikoterapi modeli için önsöz

Entegrasyondan bahsederken, “bütüncül” teriminin pek çok tanımı ve kullanım alanı vardır. Genel olarak, terim, psikoterapide örnekleyen veya kavramsal olarak tutarlı, ilkeleri belli iki veya daha fazla yaklaşımın kombinasyonuna doğru giden veya yeni bir meta-teorik entegrasyon modelini temsil eden her türlü yönelime atıfta bulunur. Literatürde genellikle “entegrasyon” ve “eklektizm” arasında bir ayrım yapılır; entegrasyon kapsamlı ve iç tutarlılığı olan bir süreç olarak kabul edilirken, eklektizm genellikle belirli bir durumda “işe yarayan” her türlü yöntem arasından, orjinal yaklaşıma teorik olarak uygunluk veya teorik tutarlılık derdi gütmeksizin, gelişigüzel bir seçim yapma olarak tanımlanır. Oysa, pratikte çoğu klinisyenin kullandığı bütüncül yaklaşımdaki dinamik tarza bakıldığında, ikincisi, kişinin geliştiği, değiştiği ve zaman içinde kendine has bir çalışma tarzı geliştirdiği sürecin aşamalarından biri olarak görülebilir. Bu gelişim süreci içinde çoğumuz “ hastanın ihtiyaçlarına göre farklı yaklaşımlardan yararlanırım” dediğimiz bir aşamadan geçmişizdir. Bu gelişim süreciyle ilişkili olarak Norcross ve Goldfried’un entegrasyon hakkında yaptığı yorum şudur: “Temel ayrım ampirik pragmatizm ile teorik esneklik arasındaki farka dayanır. Entegrasyon, eklektizmdeki çok çeşitli süreçlerin pragmatik bir harmanlanmasının ötesine geçen bir kavramsal ve teorik yaratım taahhütünde bulunur” (Norcross ve Goldfried, 1992, sf. 12). Bu kitabın amacı, okuyucuya, farklı hasta ihtiyaçlarına uygun yaklaşım esnekliğini içinde barındıran yaratıcılıkta ve ilişki paradigmasına dayalı  bir entegrasyon modeli için çerçeve sunmaktır.

Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 1 - 9 Toplam: 29